16 Ocak 2015 Cuma

Aynı Yıldızın Altında (John Green) - Kitap Yorumu


Gel gelelim okuyan kişilerin bir çoğunun gönlünü fethettiği kitaba !
Eminim bu kitap hakkında yorum yapanların çoğundan duydunuz ama kitap : MÜKEMMEL.
Ben kitap hakkında büyük bir spoiler (kitabı okuyanlar bu spoilerin ne olduğunu az çok tahmin ediyordur) yedim.Evet yaptım bunu.Bana spoiler yedirten arkadaşa selamlar.

Kitap şöyle :

Hazel adında bir kızımız var.Hazel aslında tiroit kanseri  ama ciğerlerinde uzak doku metastazı var.
Hazel hayatının monotonluğuna devam ederken bütün o süreklilik biranda bozuluyor ve karşısına uzun boylu hafif kaslı -şaka yapıyor olmalısın- , düz , kısa ve kahverengi saçlara sahip bir Augustus Waters çıkıyor.
Hazel'ın rutin geleceği biranda kesiliyor ve yeniden yazılıyor...

Ufak bir not : Bir FKY (Fantastik Kitap Yiyen) olarak türümün dışına çok nadir çıkarım -polisiye bunlardan biridir- ve kitap hakkında verilen puanları , yapılan yorumları okudukça kitaba dair beklentim dağları aşmıştı.Kitabı 2 günde sildim süpürdüm.Beklentilerimi fazlasıyla karşıladı ayrıca kitaba aşık oldum.Canım sıkıldıkça yeniden okur oldum , kitabı rastgele açıp anılarımı tazeler oldum.Normalde kitabı bitirdikten sonra yeniden açıp ara ara okuduğum kitaplar azdır.Bu kitaba verdiğim para (Pegasus okuyucuları bilir halimi) 3 günde okuyup kitaplığıma yerleştirip bir daha hiç açmadığım bir kitap için gitmedi.

Almakta veya okumakta şüphelenen kişiler varsa onlara bu döngüyü öneririm : 
ALIN , OKUYUN , OKUTUN.


Olmazsa Olmazın SPOİLERLİ Yorumum :

OH MY GOSH , OH MY GOSH.

O neydi öyle ?
Okurken çok fazla -abartılmayacak kadar çok- ağladığım tek kitap olarak tarihe geçti.Her ne kadar spoilerli okusam da beklediğimden daha kötüydü - iyi olan kötü , yani kitap iyi ama kötü.Neyse anladınız siz.-.
Augustus'un kendi cenaze töreni ve o malum sigara alma sahnesi beni yıktı , üstümde adeta 1.Dünya Savaşı oldu.
Kitabın kötü sonla bitmesini -spoiler yemeden önce- beklemiyordum.Hele Augustus'un ölmesini HANGİMİZ BEKLİYORDU Kİ !! 
Augustus'un 1 paragrafla ölmesi beni çok üzdü.Ama kitapta en çok ağladığım yeri sorarsanız : 215.sayfadan sonra her 40 saniyede bir krize girdim dersem tepkimi tam karşılamayabilir ama bu kelimelerle tanımlayacak olursam en yakın şey.
Augustus..
İçimdeki Augustus sevgisi yine kabardı , lanet olsun.
İnsanların acı çekerek ölmesi , gittikçe yıpranarak ruhunun en ufak parçalarının bile süpürülmesi içimdeki boşluğu en çok deşen şeylerden biriydi ve bu yüzden de fazlaca ağlamış olabilirim..
R.I.P Augustus Waters , Hayatının son anına kadar gülen çocuk..







SPOİLER BİTTİ. ,

Son olarak alıntılar :

...''Gus'ın tedavisiyle ilgili zorlu yollardan geçerken Memorial'daki ailelerde aynen böyleydi ,'' dedi babası.''Herkes çok kibardı.Ayrıca güçlüydüler.En karanlık günlerde Tanrı hayatına en iyi insanları sokuyor.''
''Çabuk bana bir yastık ve iplik verin, bunun teşvik olması lazım,'' dedi Augustus , babası biraz rahatsız olmuş gibiydi ama Gus kolunu ona dolayıp ,''Şaka yapıyorum , baba,'' dedi.''Teşvikleri seviyorum.Gerçekten.Ama ergen olduğum için itiraf edemiyorum.'' Babası gözlerini devirdi...
''Peki , dedi.''Artık uyumam lazım.Neredeyse bir oldu.
''Peki,'' dedim.
''Peki,'' dedi.
Kıkırdayıp , ''Peki,'' dedim.Sonra hat sessizleşti ama kapanmadı.Adeta odamda benimle birlikteymiş gibi hissediyordum ama bir bakıma daha iyiydi ; sanki ben odamda , o odasında değilmiş de sadece telefonla ziyaret edebilen , görünmez ve belli belirsiz bir üçüncü mekandaymış gibiydi.
''Peki,'' dedi sonsuzluk kadar uzun gelen bir süre sonra.''Belki 'peki' bizim 'sonsuza dek'imiz olur.''
''Peki,'' dedim. 
Kitaba puanım -anlamış olmalısınız zaten- : 5/5 
-Ayşenur (I'mInvisible)

2 Ocak 2015 Cuma

Labirent Serisi - Seri Yorumu

Sıra geldi favori serilerimden olan Labirent Serisi'ne.Bu seriyi ayrı bir seviyorum.Açıkçası bu serinin 3 kitapla sınırlandırılması beni çok üzdü.Yıllardır bana tam anlamıyla hitap edecek bir seri okumamıştım.Hatta hiç okumadım dersem daha doğru olur.
Arkadaşımla konuşurken bana kitabın o kadar iyi olamayacağından bahsetmişti ön yargılarıyla.Nedense inat edip TÜYAP'ta aldım.
Böyle bir kapak görmedim.Bu kapak böyle mi güzel olur ?!
Neyse..İlk kitabın konusuna geçelim :
Ölümcül Kaçış ve daha doğrusu Labirent adını tabi ki de konusundan alıyor.İlk kitapta çocuklarımız (Yaklaşık 30 farklı yaşlardaki erkekler) gözlerini Kayran denilen yerde açıyorlar.Her ay Kayran'ın ortasındaki bir ''kutu'' bu şirin (!) köye birtakım erzaklarla birlikte bir oğlan çocuğu yolluyor.Düzen asla bozulmuyor ta ki Thomas gözlerini Kayran'da açana kadar.Gerisini anlatmıyorum merak edin ve okuyun :)
James abimiz fantastik severlerin çağrısına koştu ve ileri o çok süper fikirlerini sürdü ve karşımıza Labirent Serisi'ni çıkardı.
''Daha önce hiç bir labirentle ilgili bir kitap okumamıştım.Hımm.İlginçmiş.'' diyen okur.En yakın kitapçıya git ve görevliden seriyi iste !
Ayrıca ben bütün seriyi tamamladıktan 1 ay sonra serinin o muazzam kutusu çıkmasın mı ?! Delirdim.
Seriyi alacaklar için bu kutu bir başyapıt , bir sanat eseri..O Labirent Serisi Kutusu !!

SPOİLERLİ YORUM : 

İlk kitapta Chunk'un ölümündeki Thomas'ın haykırışları beni benden aldı.Açıkçası kitapta şoktan öyle hızlı okumuşum ki doğru düzgün duygulanamadım bile.Kitabın filminde , sinema salonunda yavaş yavaş haykırırken tam ağlıyordum sahneyi değiştirdiler..
Gally'nin atarları , Minho'nun alaycılığı , Newt'in o şirin çocuk halleri , Thomas'ın 'Yapıcam.Bunu da yapacağım.' gibisinden hareketleri beni benden aldı.
Üçüncü kitapta Newt nasıl ölebilir.Newt.Nasıl.Ölebilir.O kadar canımı yaktı bu sahne..Son sözlerinin ''Lütfen.'' olması.Mektubun içinden ''Eğer arkadaşımsan öldür beni.'' diye bir cümlenin çıkması..Newt favori karakterimdi.Her aklıma geldiğinde yas tutuyorum.
Ayrıca her şey bitti hop kurtuldular derken Teresa'nın ölmesi de ağrıma gitti.2.kitapta yaptığı garip davranışlar sonucu ondan soğumuştum ama ''Benim..tek...sevdiğim..'' diyip ölmesi..Kim olsa içim acırdı.
İlk kitapta Ben'in kovulma sahnesi favori sahnelerimden biriydi.İnsanların acı çekerek ve çığlık atarak ölmesi içimde bir boşluk açıyor..
Birde B grubunun ne yaptığını çok fazla merak etmiştim.Hele kitabın sonunda gördüğüm yazıdan sonra her gün farklı teoriler kurdum ama James amca bunu da açıkladı.Saol James amca !!

SPOİLER BİTTİ !!

Son İSYAN'da temsili giflerim :

Bazı yerlerde :




Bazen de :
Kitabın ortalarında :


Kitabın sonlarında :
Seri tamamen bittiğinde :







Son olarak alıntılar : (Benim ciğerle alıp veremediğim O.o)

''Chuck sence ben..kaç yaşındayım ?''
Çocuk , Thomas'ı süzdü.''Bence on altı.Ayrıca eğer merak ediyorsan , 1.75 boyundasın ve..kahverengi saçların var.Ah,bir de çubuğa geçirilmiş kızarmış ciğer gibi çirkinsin,'' dedi ve güldü.
(Ölümcül Kaçış - syf 21)
 ''Bunu yapabildiğine göre çok kötü olmamalı,'' dedi Thomas muzip bir sırıtmayla.
''Kes sesini,'' diye karşılık verdi Minho.''Ben hepinizden daha güçlüyüm.Canım bundan daha fazla acısaydı bile senin ciğerini sökebilirdim.
Thomas omuz silkti.''Ciğer severim.Keşke olsaydı da yeseydik.''
(Alev Deneyleri - syf 156)
 Olmazsa olmazım son kitaplara özel SPOİLERLİ ALINTI !!!!
''Kes sesini! Kapa çeneni ! Sana güvendim ! Şimdi , yap şunu !''
''Yapamam!''
''Yap !''
''Yapamam !'' Newt ondan böyle bir şey yapmasını nasıl isteyebiliyordu ? En yakın arkadaşlarından birini nasıl öldürebilirdi ?
''Öldür beni yoksa ben seni öldürürüm.Öldür beni ! Yap şunu!''
''Newt..''
''Ben onlardan biri olmadan önce yap !''
''Ben..''
''ÖLDÜR BENİ !'' Ve sonra Newt'in bakışları , sanki son kez akıl sağlığını kazanmışçasına berraklaştı,sesi yumuşadı.''Lütfen,Tommy.Lütfen.''
Kalbi kapkaranlık bir cehenneme düşen Thomas tetiği çekti.
(Son İSYAN - syf 298)
                                                        SPOİLER BİTTİ !!



Seriye puanım : 5/5 

Bir sonraki kitap yorumumda görüşmek üzere !
-Ayşenur

1 Ocak 2015 Perşembe

Ölümcül Oyuncaklar (ÖO) Serisi - Seri Yorumu

Merhaba arkadaşlar , bu benim ilk kitap yorumum.Umarım beğenirsiniz.

İlk Kitap : Kemikler Şehri 


İkinci Kitap : Küller Şehri

Üçüncü Kitap : Camlar Şehri 
Dördüncü Kitap : Düşmüş Melekler Şehri
Beşinci Kitap : Kayıp Ruhlar Şehri

Altıncı Kitap : Cennet Ateşi Şehri

Evet arkadaşlar gördüğünüz gibi seri 6 kitaptan oluşuyor.Hepsi de (bence) birbirinden güzel kitaplar.Okurken çok eğlendim.
Ben tür olarak fantastik aşığıyım.Fantastik dışında hemen hemen kitap okumuşluğum yoktur.
Bana uyacak kitapların hepsini yalayıp yuttuğumu sanmıştım ancak kitabı almadan 1 hafta önce filmine rastlamıştım.İzledim hemen tabi ki de.Kitap serisi olduğunu öğrendiğimde hemen kitap listeme eklemiştim.Aslında 1.kitabını almayacaktım benzerdir diye ama bazı detayları kaçırmak istemedim ve hemen aldım.İyi ki de almışım.Favori serilerimdendir kendileri.Ayrı bir seviyorum bu seriyi ve son kitabını okuduktan sonra 1 ay boşlukta gezdim.Ben dünyanın sonu gelene kadar serinin devam etmesini bekliyordum ama maalesef her güzel şey gibi buda bitiverdi.
Beklediğim son muydu..Hayır ama benim beklediğim sonu yazsalardı klasik kaçardı diye düşünüyorum.Ama bence karakterlerin bir 10 yıl sonraki hallerini yazsalardı kitaba adeta yapışabilirdim.
Cassandra'nın yazım biçimi ayrı bir güzel , ayrı bir sempatik.Karakterlerin hepsi kendine özgü.

**SPOİLER****SERİYİ OKUMADIYSAN OKUMA****
       Son kitapta Sebastian'ın ölmesi nedense çok dokundu bana.Ben Sebastian'a Clary'e ''Gel beraber olup bu dünyaya hükmedelim kardeşim.'' demesinden beri bir acıma duygusu besliyordum.En sonunda ''Çok hafifledim.'' diyip hakkı rahmete kavuştuktan sonra o beslediğim acıma duygusu içimde patladı.İçindeki Jonathan'ın ölmesi de ağrıma gitti.Ne diyebilirim ki ? 
Ayrıca 3.veya 4.kitapta Jace'in öldüğü yerde şoktan gözlerim bile dolamadı.Nedense Cassandra'nın kitaplarını okurken içimde hep bir şüphe oldu.''Bu kesin böyle değil.Bence bu yalan söylüyor.'' gibi gibi.
**SPOİLER BİTTİ***



Ayrıca bir daha kitapçıya gidip bu serinin devamını heyecanlı bekleyişlerden sonra koşup rafa sarılarak alamayacağıma üzülüyorum.

Fantastik seviyor musunuz-ya da aşık mısınız ? - ? Cevabınız evetse bu seriyi kesinlikle gönül rahatlığıyla alabilirsiniz.
Buraya yazacak bir şey bulamıyorum.İçimden bütün seriyi yazmak geliyor anlayın halimi.Serinin tümü de puanım : 5/5 

Son olarak alıntılar : 

           ''Bütün bunlar ne ?'' diye sordu Clary.
''Kutsal su şişeleri , kutsanmış bıçaklar , çelik ve gümüş kılıçlar,'' dedi Jace , silahları çıkarıp önüne yığarken , ''altın-gümüş alışımı kablo -şu anda pek işimize yaramaz ama yedekte bulundurmak her zaman iyidir- gümüş mermiler , koruma tılsımları , haçlar , Davut yıldızları...''
''Tanrım,'' dedi Clary.
''Korkarım o buraya sığmaz.''
''Jace.'' Clary afallamıştı.
''Ne ?''
(Kemikler Şehri - syf 306-307)



Kapı açıldığı anda Jace masanın üzerinde duran sarı bir kalemi yakalayıp fırlattı.Kalem havada süzüldü ve Luke'un başının hemen yanındaki duvara isabet edip saplandığı yerde titredi.Luke'un gözleri iri iri açıldı.
Jace hafifçe gülümsedi.''Özür dilerim , sen olduğunu fark etmedim.''
(Küller Şehri - syf 38)


''Bak , seni buraya bir nedenle çağırdım.İtiraf etmekten hoşlanmasam da , ortak bir noktamız var.''
''Harşka saçlarımız mı?'' dedi Simon fakat o da alaycı değildi.Jace'in yüzündeki bir şey onu son derece huzursuz etmişti.
''Clary,'' dedi Jace.
Simon hazırlıksız yakalanmıştı. ''Clary mi ?''
''Clary,'' diye tekrarladı Jace.''Biliyorsun.Kısa boylu , kızıl saçlı , huysuz.''
 (Camlar Şehri - syf 18)
 Kadın , Simon'ın bakışları karşısında gülümsemeden edemedi.''Evet,göründüğümden yaşlıyımdır.''
''Zaten yaşlı görünüyorsun.''
(Düşmüş Melekler Şehri - syf 366-367)
 Maryse mektubu Zachariah Kardeş'e uzattı.Adam alıp kağıdın üzerine özenle yazılmış eski Yunanca kelimeyi okudu.
Echomai , yazıyordu.
Geliyorum.
(Kayıp Ruhlar Şehri - syf 614) 
SPOİLERLİ ALINTI!!! (6.KİTAP)
Başını yasladığı anda Jonathan'ın nefesi düzeldi.Dudaklarında kanlı köpükler vardı.''Üzgünüm,'' dedi nefesi kesilerek.''Çok...''Gözleri Clary'ye doğru çevrildi.''Biliyorum , şu anda ufacık bir onur kırıntısıyla ölmemi sağlayacak ne yapabileceğim ne de söyleyebileceğim bir şey var,'' dedi.''Ve boğazımı kesseniz sizi kesinlikle suçlayamam.Ama ben...pişmanım...özür dilerim.''
*****
''..Hayatım boyunca bu kan damarlarımı kavurdu,kalbime bıçak darbelerini indirdi ve tüm yükünü bir kurşun gibi üstüme bindirdi.Hayatım boyunca ve bunun hiç farkına varmadım.Farkı hiç anlamadım.Kendimi hiç bu kadar..hafiflemiş hissetmemiştim,'' dedi yumuşak bir sesle.Sonra gülümsedi, gözlerini kapattı ve son nefesini verdi.
(Cennet Ateşi Şehri)
BU 2 PARAGRAF NEDEN BU KADAR CANIMI YAKTI!!!!!!!!

SPOİLER BİTTİ !!







Bir sonraki kitap yorumumda görüşmek üzere.
-Ayşenur.